hayat
Ubuntu 9.04 geliyor!
by admin on Apr.22, 2009, under hayat
Bildiğiniz gibi Ubuntu Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 2 sürüm yayınlıyor. Sürüm numaraları da çıktığı yıl ve ayı temsil ediyor. Yani yarın çıkacak olan Ubuntu sürümü 2009′un 4′üncü ayında çıktığı için 9.04 olarak numaralandırılıyor. Her neyse, bu güzide işletim sistemimizin çıkışının akabinde hemen bilgisayarıma kuracağım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik, Çocuk ve Ubuntu bayramınız şimdiden kutlu olsun!
Savaş Şakar - There is no spoon!
by admin on Apr.11, 2009, under hayat, yazılım geliştirme
Bir süredir bize Proje Yönetimi Eğitimi veren Savaş Şakar’ın kişisel sitesinin başlığı bu. Sitesini “Kişisel Gelişim, Proje Yönetimi, İnternet ve Elektronik Ticaret ile ilgili yazdıklarım ve beğendiklerim” olarak nitelendiriyor. Gerek bilgi ve tecrübesi gerekse karakteri ile süper bir insan olduğunu düşünüyorum. Sitesini de düzenli olarak takip edeceğim. Size de tavsiye ederim.
Köşesini okurken köşe olduğum yazar, Yılmaz Özdil
by admin on Jan.19, 2009, under hayat
![]() Süperpen Yılmaz Özdil |
Çok fazla (hiç) gazete okuyan bir insan değilim, haberleri genelde internetten veya tv den takip ediyorum. Bu yaşıma kadar da düzenli olarak bir köşe yazarı okumuş değildim. Geçen sene arkadaşımın ilettiği maillerde tanıdığım Yılmaz Özdil bana bu alışkanlığı kazandırmış bence çok değerli bir gazeteci. Kendisini ayrıca Star Tv deki haber bültenine yaptığı katkılardan dolayı tebrik ediyorum. Her neyse, arkadaşım Özden’in ısrarlı iletileri ile okumaya alıştıktan sonra aralıksız hergün (pazartesileri hariç, o gün yazmıyo) köşesini internetten takip ediyorum. Yazı tarzı o kadar harika ve zeka dolu ki her sabah ofiste kahkahayı patlatıyorum arkadaşlar tip tip bana bakıyolar. Memleketimizin gidişhatını her gün gözler önüne seren yazıları ile kurumuş beyinlerimize kan pompalayan, hem güldürüp hem düşündüren, kendisinden çok şey öğrendiğim bir yazar. |
Beraberinde Bekir Coşkun’u da okumaya başladım. Kendisi de inanılmaz bir gazeteci. İkisini de yürekten destekliyorum. Ama dediğim gibi Yılmaz Özdil’i nereye gitse takip edeceğim, inanılmaz bir insan kendisi. Benim alıştığım gibi ben de insanlara Yılmaz Özdil okumayı alıştırmaya çalışıyorum. Bu yazıyı da bu yüzden yazdım. Hiç okumadıysanız Yılmaz Özdil’in Hürriyet’deki yazıları linkinden bir iki yazısını okuyun, bana hak vereceksiniz.
yılın patlak dizisi : heroes
by admin on Jan.18, 2009, under hayat
![]() çakma kahramanlar |
İki sene önceydi herhalde ilk bölümlerini keyifle izlediğimde. Süper kahraman güçlerine sahip olduklarını öğrenen değişik karakterde bir grup insan dünyayı kurtarmaya çalışıyordu. Her bölüm bizimle beraber kendilerini keşfediyorlardı. Bir de karmaşık bir zaman kurgusu işi bayağı tatlandırıyordu. Özellikle Hero isimli japon karakterin bence dizinin sevilmesinde epey önemli bir yeri vardı. Birinci sezon bir türlü yenilemeyen kötü karakter Syların dayak yemesiyle son bulmuştu. Son bölümlere doğru biraz sıksa da güzeldi. |
İkinci sezon başladıktan kısa bir süre sonra ölmüş olması gereken Sylar yeniden ortaya çıktı. Sanki yeni bir karakter yaratamayacak kadar kıt olan senaristler bu uyuz herifi tekrar diziye soktular. Orda dizinin saçmalamaya başladığına kanaat getirmiştim. Gerçekten de ikinci sezon tatsız ve vasat giderken bir de “senaristler grevi”ne denk gelince löpçük diye olması gerekenden erken biterek (prematüre) ağzımızın tadını iyice kaçırdı.
| Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra üçüncü sezon televizyonlarda oynamaya başladı. Gene Sylar, gene aynı teraneler, ölmüş adamların ısrarla tekrar ısıtıp ısıtıp önümüze konulması bende mide bulantısı yarattı ve üçüncü sezonun ilk bölümünün ortasında izlemeyi bıraktım. Yok o onun annesiymiş o onun dayısıymış, bilmemneymiş. Zaten kıl olduğum Sylar, ilk bölümden bizim pompon kızı yakalayıp gücünü aldı. Sonuç, hiç! Koskoca birinci sezon buna engel olmaya çalışmışlardı noldu, hiç? |
![]() çakma kötü adam sylar |
Velhasıl bu yılın en patlak dizisini geçen senelerin şampiyonu CSI:NY dan alıp, Heroes’a veriyorum…
yeni hosting!
by admin on Jan.17, 2009, under hayat
bazı duygusal(!) sebeplerden dolayı blogumun bulunduğu sunucuyu değiştirmek zorunda kaldım. başlangıçta hiçbir sorun yoktu, herşeyi yedekledim, yeni sunucuya kurdum daha sonra veritabanındaki kayıtları yenisine aktardım. başlangıçta herşey normaldi, taki eski sitemi silinceye kadar
meğersem css’leri vs hep ordan okuyormuş! bir anda çöpe döndü güzelim site
uraştım durdum en son bu kadar adam edebildim. yazıları kurtarmak kafi idi zaten.
tema olarak da ne zamandır karanlık bir tema istiyodum öbürsünden çok baymıştım. bu vesileyle wordpress versiyonunu da yükseltmiş oldum. admin tarafını bayaa bi değiştirmişler. istiyosanız verim admin şifresini bakın ehhee
gece oldu yatim ben…


