Archive for the ‘hayat’ Category

yemeksepeti.com ve Turkcell’in doymayan tavuğu

Tuesday, April 28th, 2009

Efendim yemeksepeti.com‘u duymayanınız yoktur. Ne zamandır kullanıyorum bilmiyorum ama inanılmaz güzel düşünülmüş bir sistem. Bugüne kadar hiçbir problem yaşamadığım, benim gibi telefon kullanmayı sevmeyenlerin yemek siparişini kolayca vermesini sağlayan bence harikulade bir site. Öyle kullanışlı ki sanıyorum bu yüzden arayüzlerini değiştirmiyorlar uzun zamandır. Ayrıca yemeksepeti.com’dan sipariş vermenin ayrıca avantajları da var biliyorsunuz. En klasiği pizza restoranlarından 1+1 promosyonu gibi. 

Geçenlerde  bu 1+1 promosyondan yararlanmak istediğimiz ama internetimizin olmadığı bir durum oluştu. Ben de hala gelemeyen 3G teknolojisine hazırlık olsun diye aldığım yeni telefonumdan internete gireyim de ordan sipariş vereyim diye cin bir fikir oluşturdum. Cep telefonumun tarayıcısından www.yemeksepeti.com’a girdim. Haliyle yemeksepeti bildiğim formunda ama ufak ekranlı telefonumda açıldı. Biraz zorlanmadım desem yalan olur. Yaklaşık 10 dk uğraştıktan sonra siparişi verebildim. Sipariş gayet güzel geldi, yedik içtik şükrettik.

Aradan bir hafta kadar geçti, cep telefonuma son dönem faturam ile ilgili bir sms geldi. Baktığımda son dönem faturamın normalden bir 20-30 TL daha fazla geldiğini gördüm. Şaşırdım haliyle ama bunun GPRS ücreti olabileceğine ihtimal vermedim. Hemen Turkcell’in sayfasına girip fatura detaylarıma baktım. Dınının! 25 TL GPRS kullanım ücreti imiş! Amanın! Ben bir pizzayı beleşe getirmek isterken Turkcell’in tavuğu faturama 2 pizza eklemiş zaten! İnanamadım! Bana göre çok az kullandığım halde bu kadar ücret gelmesi inanılmaz bir durum bana göre. Zira üstüne biraz daha koyup 1 mbit sınırsız ADSL falan kullanabilirsiniz. Olacak şey değil. 

Turkcell abonelerini data ücretleri üzerinden sövüşlüyor! Siz de görüyorsunuzdur, televizyonda GSM operatörleri bangır bangır reklam yapıyorlar. Konuşma tarifeleri bu savaş yüzünden iyice dibe vuruyor, eh aç kalan Turkcell’in tavuğu da hırsını data kullananlardan alıyor!

Evet, GPRS için de paketler var, fakat ben herhangi bir paketin bana avantajlı olacağını düşünecek kadar GPRS kullandığımı düşünmüyordum ki? Bu kadar geçireceklerini bilsem elbette bi paket bulurdum, ortalık paketten tarifeden geçilmiyor zaten. Mesele bunu anlayamadan işin işten geçmesi :) Allahtan faturalı aboneyim, 1 MB 2 TL, şaka gibi, ama kontörlü hatlarda durum daha vahim!

Turkcell tarife

Hazır Kart’ta durum daha vahim, buyrun bakalım:

hazirkarttarife

Hazır Kart’ta 35KB 2 kontör demekmiş, demek ki 1 MB GPRS Hazır Kart’da 1024 * 2 / 35 = 58.5 kontör demektir. 

Ben 25 TL lik GPRS kullandım ise 25 / 2 = 12.5 MB kullanmışım demektir. 

12.5 MB * 58.5 kotör = 731 kontör yapar yaklaşık. Ben en ucuz (kaynak: akakce.com) 100 kontörü 18 TL ye bulduğuma göre, eğer Hazır Kart kullanıcısı olsaydım bu hesaba göre, sıkı durun: 131 TL ödeyecekmişim. Harika değil mi?

Turkcell’e şikayet yazdım, sağolsunlar aradılar ilgilendiler. Durumu aynen aktardım, ilgili kişilere iletmelerini rica ettim. Umarım bu duruma bir çözüm bulabilirler. Ancak 3G gelecek cepten hızlı internet kullanacağız hevesim daha gelmeden kursağımda kaldı! Düşünsenize, GPRS böyle ücretlendiriliyor ise 3G nasıl ücretlendirilecek! Bir görüntülü konuşmadan sonra arabanızı satmanız gerekecek mesela? Bir film indirdiniz, eviniz yok artık. Örnekleri çoğaltmak mümkün, Türkçe bu konularda çok kuvvetli, ama yeter, ben dersimi aldım, bir daha cepten internete girersem iki olsun, netekim Turkcell’in tavuğu doymuyor, beni de yiyebilir sonunda…

Bu arada yemeksepeti.com ile de iletişime geçtim, dedim ki “neden wap sayfası yapmıyorsunuz”, onlar da dediler ki “var ki?” o anda kendimi acayip salak hissettim :) Ama cep telefonundan siteye giren insanları wap’a neden yönlendirmiyorsunuz ki demek istedim kendilerine. Çünkü wap sayfaları olduğunu bilmiyordum. İşte bu yazıyı da bu yüzden yazdım, wap.yemeksepeti.com diye bir site var arkadaşlar! Yanılıp da www diye girmeyin benim gibiiiii :) Buyrun bir bakalım:

wapyemeksepeti2wapyemeksepeti1wapyemeksepeti3

Eclipse ile beraber kullandığım pluginler

Thursday, April 23rd, 2009

Eclipse 3.3 Europa ile beraber kullandığım pluginleri her seferinde aramaktan sıkıldım. Bu yüzden şuraya not alayım da bi daha aramayım yawhu…

AspectJ Development Plugini
http://download.eclipse.org/tools/ajdt/33/update

Subclipse SVN Plugin
http://subclipse.tigris.org/update_1.4.x

Ubuntu 9.04 geliyor!

Wednesday, April 22nd, 2009

Bildiğiniz gibi Ubuntu Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 2 sürüm yayınlıyor. Sürüm numaraları da çıktığı yıl ve ayı temsil ediyor. Yani yarın çıkacak olan Ubuntu sürümü 2009′un 4′üncü ayında çıktığı için 9.04 olarak numaralandırılıyor. Her neyse, bu güzide işletim sistemimizin çıkışının akabinde hemen bilgisayarıma kuracağım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik, Çocuk ve Ubuntu bayramınız şimdiden kutlu olsun!



Savaş Şakar – There is no spoon!

Saturday, April 11th, 2009

Bir süredir bize Proje Yönetimi Eğitimi veren Savaş Şakar’ın kişisel sitesinin başlığı bu. Sitesini “Kişisel Gelişim, Proje Yönetimi, İnternet ve Elektronik Ticaret ile ilgili yazdıklarım ve beğendiklerim” olarak nitelendiriyor. Gerek bilgi ve tecrübesi gerekse karakteri ile süper bir insan olduğunu düşünüyorum. Sitesini de düzenli olarak takip edeceğim. Size de tavsiye ederim.

Savaş Şakar – There is no spoon!

Köşesini okurken köşe olduğum yazar, Yılmaz Özdil

Monday, January 19th, 2009

iyi ki varsın Yılmaz Özdil

Süperpen Yılmaz Özdil

Çok fazla (hiç) gazete okuyan bir insan değilim, haberleri genelde internetten veya tv den takip ediyorum. Bu yaşıma kadar da düzenli olarak bir köşe yazarı okumuş değildim. Geçen sene arkadaşımın ilettiği maillerde tanıdığım Yılmaz Özdil bana bu alışkanlığı kazandırmış bence çok değerli bir gazeteci. Kendisini ayrıca Star Tv deki haber bültenine yaptığı katkılardan dolayı tebrik ediyorum. Her neyse, arkadaşım Özden’in ısrarlı iletileri ile okumaya alıştıktan sonra aralıksız hergün (pazartesileri hariç, o gün yazmıyo) köşesini internetten takip ediyorum. Yazı tarzı o kadar harika ve zeka dolu ki her sabah ofiste kahkahayı patlatıyorum arkadaşlar tip tip bana bakıyolar. Memleketimizin gidişhatını her gün gözler önüne seren yazıları ile kurumuş beyinlerimize kan pompalayan, hem güldürüp hem düşündüren, kendisinden çok şey öğrendiğim bir yazar.

Beraberinde Bekir Coşkun’u da okumaya başladım. Kendisi de inanılmaz bir gazeteci. İkisini de yürekten destekliyorum. Ama dediğim gibi Yılmaz Özdil’i nereye gitse takip edeceğim, inanılmaz bir insan kendisi. Benim alıştığım gibi ben de insanlara Yılmaz Özdil okumayı alıştırmaya çalışıyorum. Bu yazıyı da bu yüzden yazdım. Hiç okumadıysanız Yılmaz Özdil’in Hürriyet’deki yazıları linkinden bir iki yazısını okuyun, bana hak vereceksiniz.