sinema / tv
Space Adventure Cobra
by admin on Jan.17, 2009, under sinema / tv
|
Seneler seneler evvel nasıl denk geldiysem sabahın 8′inde show tv’de bir manga oynardı, adı da Cobra idi. İlk izleyişten sonra hastası olup yaz vakti sabah 8 de üşemeyip kalkıp izlerdim. Kahramanımız Cobra, alemin en kral uzay korsanıdır ve maceradan maceraya koşarken kendisine Lady isimli yarı insan yarı robot bayan yardım etmektedir. Korsanların loncasına sürekli zarar verdiği için onlar tarafından peşi bırakılmayan adamımız sonunda yüzünü değiştip hafızasını silerek olaylardan sıyrılır. Ancak bir gün hafızasını geri kazanıp olayların içinde bulur tekrar kendini. Adamımız normal bir insandan çok daha güçlüdür ve sol kolunda “pyschogun” isimli, düşünce gücüyle çalışan çok güçlü bir silahı vardır. Ama öyle böyle bir silah değil bu kodummu oturtuyor |
|
Senaryosu çok hoşuma gitmiştir, buna ek olarak abinin çok neşeli, sürekli espri yapan çok sempatik, zevkine düşkün biri olması ve olayları adeta bir ajan zekası ile çözmesi olaya ayrı bir keyif katıyordu. Tabi hafif erotik sahnelerin bulunması da cabası.
Tabi ben bunu televizyondan bölük pörçük izledim, aradan yıllar geçtikten sonra internette aradım fakat bulamadıydım. Sonra geçenlerde arkadaşlarla konuşurken Cobra muhabbeti açıldı, onların da hastası olduğunu öğrendim ve saolsunlar bana getirdiler, ben de yeniden keyifle izledim
![]() |
![]() |
Gene arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Cobra’yı yeniden yapıyorlarmış. Güzel olsa da yaşımıza bakmayıp izlesek
çok güzel hareketler bunlar
by admin on Jun.06, 2008, under sinema / tv
beşiktaş’da yemek yiyecek bir yer ararken çarşının içinde bkm mutfak diye bir yer gördüm. kendi kendime “yılmaz erdoğan uzun zamandır televizyonda bişey yapamıyor demekki bıraktı bu işleri lokanta açtı” diye düşünürken buranın genç yetenekleri yetiştirdikleri bir okul olduğunu öğrendim
dershane yıllarından tanıdığım ve gerçekten çok efendi, zeki ve komik bir arkadaşım olan şevket süha tezel’inde kadrosunda yeraldığı bu oluşum yeni bir televizyon programına başladı. en son yılmaz erdoğan zamanında çok başarılı olan bir demet tiyatrosunu geçtiğimiz yılda sanırım tekrar yapmaya çalıştı ama bence hezeyana uğradı. bundan sonra ne yapacak derken bence çok güzel bir işe imza atmışlar gene.

bkm mutfakta yetişen genç yetenekli arkadaşlarımız 2 bölümdür televizyonda gerçekten kaliteli bir program yapıyorlar. bu kadar dandik şeyin dolup taştığı tv’de izlenebilecek bir program olduğunu düşünüyor, arkadaşlara başarılar diliyor ve herkese tavsiye ediyorum.

ilk bölümü çok süper olmamasına rağmen ikinci bölümü beni kırdı geçirdi. herkese iyi seyirler…
the mist
by admin on Jun.01, 2008, under sinema / tv
10 sene önce falandı herhalde, o dönem paso stephen king okuyodum. bayağı bir kitabını okumuştum amcanın. sonradan baydı tabi haliyle. özellikle final yazma konusunda çok başarısız bulduğum için kendisini. tabi o benim hakkımda ne düşünüyo bilemiyorum
gene de severim amcanın yazdıklarını. yazmış adam o kadar best seller olmuş falan. (i hate best sellers, lots of, tons…)
“sis” de beğendiğim kitaplarından birisi idi. tabiki gerizekalı hollywood buna da el attı. bu güne kadar nası dayandılar aslında şaşırdım. (hababam sınıfını da remastered yapacaklarmış!) geçtiğimiz günlerde izledim ben de.
genelde romandan uyarlanan filmler, filmden uyarlanan bilgisayar oyunları, bilgisayar oyunlarından uyarlanan filmler gerçekten başarısız olurlar. nedeni bence, birşey öyle güzelse onu elleme, bozma mantığının daha fazla para kazanma amacıyla sömürülmesi, ya da belki kolaya kaçılması, hazırdan faydalanmak istenmesi, tembellik. bilemiyorum ancak genelde (çok genelleme yaparım, severim, bir genelleme yaparım barnahlarınızı yirsiniz) kötü olur ancak sis filmimizde bence öyle olmamış.

bire bir hatırlamasam da hikayeyi, genel olarak romana çok uyumlu gidiyor. sonunu değiştirmiş yönetmen amcam onun haricinde, sonradan düşününce filmi beğendiğime kanaat getirdim. gerim gerim gerilmeyi sağlıyor, bazı yerlerde tempo düşüyor ama neticede güzel.
ha, bu arada burda amacım filmin konusunu, oyuncularını, müziklerini falan anlatmak değil. böyle bir film var ben izledim beğendim, canın isterse sen de izle. izlemiyosan da bana ne kardeşim, ben izledim beğendim.
hollywood 1 - haqen 1
indiana jones and the kingdom of the crystal skull
by admin on May.30, 2008, under sinema / tv
efendim bi 10 senedir yeni bişey yapamamanın acısı içersindeki hollywood, eski filmlerin yeni versiyonları, çizgi-roman, roman filmleri derken klasiklere de el attı.
spiderman 3 hezeyanından sonra hollywood’a tövbe eden ben arada sırada kötü olmasını beklerken şaşırtan transformers istisnası dışında son zamanlarda çevrilen kötü ötesi filmlerden dolayı tarifsiz acılar içerisindeyim.
lakin hollywood, bunu bize yapmayacaktın! muhteşem indiana jones efsanesi tarihine kara bir leke olarak yazılan bahsi geçen filmde, sıkıcı, ot gibi bir filmi bize izleterek eline ne geçti sorarım sana?
burdan fazla spoiler (Türkçe’si yok mu bu kelimenin?) vermek istemiyorum ancak film oldukça kötü, sıkıcı. indiana jones efsanesine yakışmayacak rezillikte. lütfen filmin fanları “işte süperdi yok şöyleydi böyleydi” diye fanatiklik yapmasınlar zira ben de bir indiana jones hayranıyım. yemezler, olmamış.
hollwood 0 - haqen 1
bir başka rezil filmde görüşmek üzere…

indy: neden oynadım sanki bu filmde, tüh gitti karizma…

